DİRİLİŞ AKADEMİ TARAFINDAN DOĞU TÜRKİSTAN KONULU KONFERANS DÜZENLENDİ
DOĞU TÜRKİSTAN KONULU KONFERANS DÜZENLENDİ
Diriliş Akademi tarafından Online Konferans düzenlendi.
Kahta ilçesinde Diriliş Akademi tarafından Online Konferans gerçekleştirildi. 'Sessiz Çığlık: Doğu Türkistan' konulu konferansa Doğu Türkistanlı Abdullah Kaşgarlı konuşmacı olarak katıldı.
'Sessiz Çığlık: Doğu Türkistan' konulu konferansı vatandaşlar ilgiyle takip etti.
Doğu Türkistan Yeni Nesil Hareketi Samsun Temsilcisi Abdullah Kaşgarlı, 'Sessiz Çığlık: Doğu Türkistan' konulu konferansta şu hususlardan bahsetti:
Doğu Türkistan'ın Sessiz Çığlığı Gündemde: Abdullah Kaşgarlı Çin Zulmünü Anlattı
Doğu Türkistan Yeni Nesil Hareketi Samsun Temsilcisi Abdullah Kaşgarlı, bölgenin kanayan yarası Doğu Türkistan'daki Çin zulmünü ve insan hakları ihlallerini çarpıcı görseller ve tarihi bilgiler eşliğinde Diriliş Akademi’nin düzenlemiş olduğu online programda gündeme taşıdı. Kaşgarlı'nın sunumu, Doğu Türkistan'ın tarihsel kimliğinden başlayarak günümüzdeki sistematik kültürel ve siyasi asimilasyon politikalarına dikkat çekti.
Konuşmasında Doğu Türkistan’ın tarihi köklerine vurgu yapan Kaşgarlı, bölgenin Büyük Türkistan coğrafyasının bir parçası olduğunu ve "Asya'nın Kalbi" olarak bilindiğini belirtti. Yüzölçümü 1.828.418 km2 olan coğrafyada, Uygur, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatar Türkleri yaşamaktadır.
Tarih boyunca Büyük Hun İmparatorluğu, Uygur ve Karahanlılar gibi köklü Türk devletlerine ev sahipliği yapan bölge, İslam medeniyetine de Kaşgarlı Mahmut ve Yusuf Has Hacip gibi büyük alimler yetiştirerek katkıda bulunmuştur. Uygur Türklerinin tahmini nüfusunun, Çin'in açıkladığı 10 milyonun aksine, 30 ila 40 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.
Abdullah Kaşgarlı, 1949'daki Komünist Çin işgalinden sonra başlayan ve günümüzde de artarak devam eden baskı ve ihlalleri dört ana başlıkta özetledi.
Dini ve Kültürel Kısıtlamalar
Kaşgarlı, dini ve kültürel baskıların ulaştığı boyutu gözler önüne serdi:
Uygur Türkçesi'nin eğitimden tamamen kaldırılması ve Çin geleneklerinin zorla yaygınlaştırılması.
Dini içerikli kitap ve materyallerin toplatılması, evlerde dahi bulundurulmasının yasaklanması.
"Helal ve haram" kavramının yemek dışında kullanılmasının yasaklanması.
Yaklaşık 3500 caminin yıkıldığı ve ibadethanelerin Çin propagandası için kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.
Camiye giriş yasağı getirilen gruplar arasında kadınlar, 18 yaş altındakiler, devlet memurları ve Komünist Parti üyeleri yer alıyor.
Toplama Kampları ve Siyasi Zulüm
Çin'in uyguladığı en ağır insan hakları ihlalinin "Eğitim Kampları" adı altındaki toplama kampları olduğunu belirten Kaşgarlı, bu kamplarda hiçbir suçlama olmaksızın tutulan insan sayısının resmi rakamlara göre 1 milyon civarında olduğunu, ancak gerçek sayının 2-3 kat daha fazla olabileceğini ifade etti. Diğer siyasi baskılar ise şunlardır:
Bölgenin etnik yapısını değiştirmeye yönelik Çinli nüfus göçü ve Uygur kızlarının zorla Çinlilerle evlendirilmeye teşvik edilmesi.
Kardeş Aile Projesi adı altında Uygur evlerine Çinli yerleştirilerek özel hayatın tamamen kontrol altına alınması.
Tüm halkın DNA örneklerinin alınması ve telefonların otomatik programlarla kontrol edilmesi.
2009 Urumçi katliamında tahmini 10.000 ila 20.000 kişinin hayatını kaybettiği ve kayıplarla birlikte bu rakamın 100.000'e ulaşabileceği tahmini paylaşıldı.
Ekonomik Sömürü ve Çevresel Felaket
Kaşgarlı, bölgenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin sömürülmesinin yanı sıra, Doğu Türkistan'ın 1960'lardan bu yana Çin’in nükleer deneme alanı olarak kullanıldığını hatırlattı. Bu denemelerden kaynaklı adı konulamayan çeşitli hastalıkların yayıldığına dikkat çekildi.
Mücadelenin Geleceği
Konuşmasının sonunda, Doğu Türkistan davasının muhaceretteki Uygur Türkleri ve Dünya Uygur Kurultayı gibi sivil toplum kuruluşları tarafından zorluklara rağmen sürdürüldüğünü belirten Abdullah Kaşgarlı, bölgeden haber alınamaması, uluslararası destek eksikliği ve Çin'in ekonomik gücünün mücadelenin önündeki en büyük zorluklar olduğunu ifade etti.
Kaşgarlı, "Allah’tan ümit kesilmez. Ben size anlattım ve artık siz de mesulsünüz. Ahirette ‘bilmiyordum’ deme gibi bir lüksünüz kalmadı. Bu direnişin bir parçası olmak için çalışmalıyız. Eğer gecikirsek ileride savunabileceğimiz bir Doğu Türkistan olmayabilir. Vesselam." sözüyle mücadelelerinin azmini vurgulayarak sunumunu tamamladı.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2021 Kahta Havadis | Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlara aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.



