SORUMLULUK BİLİNCİ-M.Emin FIRAT
M.Emin FIRAT
SORUMLULUK BİLİNCİ
Sorumluluk bilinci, insanı değerli ve anlamlı kılan en temel özelliklerden biridir. Bir insanda sorumluluk bilincinin gelişebilmesi için üç temel farkındalığın oluşması gerekir:
1. Kişi, bir birey olduğunun farkında olmalıdır.
2. Bir aileye, topluma ve bir yapıya ait olduğunu bilmelidir.
3. Sorunlara çözüm üretmesi gerektiğinin bilincinde olmalıdır.
Bu farkındalıkları idrak etmeyen kişi, sorun çözmek bir yana, aksine sorun üreten birine dönüşür. Ailesi, grubu ve toplumu için yeni sıkıntılar ortaya çıkarır; mevcut problemlerin çözümünü zorlaştırır. Buna karşılık sorumluluk bilincine sahip olan ve yeteneklerini geliştiren birey, hem kendisine hem de topluma fayda sağlar. Sorumluluk, insan hayatına anlam kazandırır ve kişiye kendisini değerli hissettirir. Bireysel, ailevi ve toplumsal huzurun temelini oluşturur.
Allah’a Karşı Sorumluluğuz
“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik; fakat onlar bunu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Şüphesiz insan çok zalim, çok cahildir.” (Ahzâb Suresi, 72)
Kişi, bir emaneti üstlendiğinde hem emanete hem de emanet sahibine karşı sorumlu olur. Sorumluluğun yüklenebilmesi için insanın akıl, irade, güç, merhamet ve bilgi gibi özelliklere sahip olması gerekir.
Ayette insanın “cahil” olarak nitelendirilmesi, sorumluluğu yerine getirmenin yolunun bilgi sahibi olmaktan geçtiğine işaret eder. Nitekim ilk vahyin “Oku” emriyle başlaması da bu gerçeği destekler.
Aynı ayette insanın “zalim” olarak nitelenmesi ise sorumluluk bilincinden uzak bireyin yıkıcı ve acımasız olabileceğini ifade eder. Buradaki cehalet; insanın yaratılış amacını bilmemesi, Rabbini tanımaması ve kendisini sorumlu hissetmemesi anlamına gelir.
“Size Rabbiniz tarafından basiretler verilmiştir. Kim gerçeği görürse faydası kendinedir; kim de görmezse zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.” (En‘âm Suresi, 104)
Basiret, kalbin nuru ve idrak gücüdür. Kalpte hâsıl olan bilgi ve idrak etme yeteneğidir. Akıl ve zihin melekeleri ile algılamaya basiret denir. İnsan, bu yetenek sayesinde doğruyu yanlıştan ayırabilir. Allah, insana sorumluluk yüklemeden önce bu sorumluluğu yerine getirebilecek donanımı vermiştir. Ayrıca insana kendini geliştirme imkânı tanımış ve bu yönde çaba göstermesini istemiştir. İnsan sorumluluk aldıkça tekâmül eder, tekâmül ettikçe mutluluğu elde eder, insanlığa da faydalı bir fert olur. İnsan sorumluluk aldıkça gelişir ve değer kazanır; sorumluluktan kaçtıkça ise körelir ve sıradanlaşır. Bilgi ve becerilerin artması, insanın hayata daha derin bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlar.
Gece Namazı
“Gecenin bir kısmında uyanarak sana mahsus nafile bir ibadet olmak üzere namaz kıl; umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama yükseltir.” (İsra 79)
Gece namazı, samimiyetin en önemli göstergelerinden biridir. Çünkü bu ibadet, gösterişten uzak bir şekilde yerine getirilir. Gece ve sabah vakitleri, bireyin Rabbiyle baş başa kaldığı ve kendisini sorguladığı özel zamanlardır.
Hz. Muhammed’e, peygamberliğin ilk yıllında gece namazı farz kılınmıştır. Daha sonraki yıllarda da bu ibadet sünnet olarak devam etmiştir. Gece ibadeti olmayanın gündüz salih ameli olmaz derler. Gösterişten uzak olduğu için samimiyetin ölçüsüdür. Kişinin üzerinden toplumsal baskı kalktığı zaman gerçek kişiliği ortaya çıkar. Sabah namazı ve teheccüd vakti kişinin üzerindeki baskıların azaldığı, kendisini ve Rabbi ile baş başa kaldığı vakitlerden biridir. Bu vakitlerde kişinin iman derecesi ortaya çıkar. Gece ibadeti, insanın iç dünyasının aynasıdır. Gece namazı, sabah namazı, zekât ve benzeri ibadetler kişiye İslami bir şahsiyet kazandırdığı gibi sorumluluk bilincinin gelişmesine de vesile olur.. Bu yönüyle gece namazı, kişinin manevi gelişiminde önemli bir yere sahiptir.
Peygamberler ve Filozoflar
“Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkalarına yapmayınız.”
— Immanuel Kant
“Sizden biriniz, kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.”
— Hadis
“Yetinmesini bilenler mutludur.”
— Immanuel Kant
“Müslüman, Allah’ın kendisine verdiklerine kanaat edendir.”
— Hadis
Tarih boyunca düşünürler ve filozoflar önemli hakikatler dile getirmiştir. Ancak bu düşünceler çoğu zaman insanlara doğrudan bir sorumluluk yüklemez. Buna karşılık peygamberler ve âlimler, hakikati bildirmekle kalmaz; aynı zamanda insanı sorumluluğa çağırır. İnsan, çoğu zaman sorumluluk almak istemediği için bu çağrıya karşı mesafeli durur. Sorumluluk yüklemeyen düşünceler, bireye sadece entelektüel bir haz verirken; din, insanı eyleme yönlendirir.
Çocuklara Sorumluluk Bilinci Kazandırmak
“Hepiniz birer çobansınız/sorumlusunuz ve hepiniz yönettiklerinizden mesulsünüz. Devlet başkanı bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin beyi bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Evin hanımı da bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür. Hizmetçi de efendisinin malı üzerinde bir sorumludur ve yönettiklerinden mesuldür.” (Buhârî, İstikrâz, 20)
Yapabilecekleri işleri kendilerinin yapmasına fırsat verilmelidir.
Evde düzenli rutinler oluşturulmalıdır.
Yaşlarına uygun sorumluluklar verilmelidir.
Olumlu davranışları takdir edilmelidir.
Sonuç
Sorumluluk, insan hayatının merkezinde yer alan temel bir değerdir. Sorumluluk sahibi birey:
Kendini geliştirir.
Topluma fayda sağlar.
Huzurlu bir yaşam sürer.
Dünyada iken manevi bir cennet yaşar
Sorumluluktan kaçan birey ise hem kendine hem de çevresine zarar verir. Bu nedenle sorumluluk bilinci, bireysel ve toplumsal hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Rabbim bize bilinç, şuur nasip eylesin.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
- SORUMLULUK BİLİNCİ 24 Mart 2026 Salı 21:00
- DEİZM VE PASİF TANRI İNANCI 16 Aralık 2025 Salı 14:51
- ORTADOĞU MEDENİYETİ1 Aralık 2024 Pazar 14:22
- ANTİSEMİTİZM VE SİYONİZM25 Ekim 2024 Cuma 12:12
- SİYONİZM VE FİLİSTİN'İN İŞGALİ14 Eylül 2024 Cumartesi 18:36
- CUMHURİYET YÜZ YAŞINDA6 Kasım 2023 Pazartesi 07:59